Yeni Yol Grubu Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, Türk Kızılay Kanun Teklifi’ni eleştirerek düzenlemenin Kızılay’ı denetim dışında bırakacağını ve vatandaşların kuruma duyduğu güveni sarsacağını savundu.
“SOYGUNA TEŞVİK YASASI”
Çalışkan, “Bu yasa aslında direkt soyguna teşvik yasası, o kadar belirsizliklerle dolu ki… Bu yasayla vatandaşın güveni güçlendirilmiyor, aksine güven sarsılıyor. Bundan sonra Kızılay’ın yaptığı işler denetim dışına gidecek” dedi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, bir gün önce tümü üzerindeki görüşmeleri tamamlanan Türk Kızılay Kanun Teklifi’nin 1 ile 5’inci maddelerini kapsayan birinci görüşmelerine başlandı.
Yeni Yol Grubu Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, teklif üzerine yaptığı konuşmada, Kızılay’ın afetlere karşı daha hazırlıklı olması, kamu kurumlarıyla daha etkin iş birliği yürütmesi ve hızlı hareket edebilmesi gerektiğini vurguladı.
Teklifteki bazı maddelerin yeniden değerlendirilmesinin engelleme olarak görülmemesi gerektiğini belirten Karaman, bu yaklaşımın kanunun daha sağlam temellere oturtulmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Karaman, şöyle konuştu:
“Kızılay’ın güçlü, hızlı ve afetlere daha hazırlıklı olmasını istiyoruz, Kızılay’ın kamu kurumlarıyla daha etkin iş birliği yapmasını istiyoruz ama bütün bunların yanında Kızılay’ın şeffaf, bağımsız, hesap verebilir ve milletimizin güvenine layık bir kurum olmasını da istiyoruz. Gelin, Kızılayımız’a yetki verirken denetimi de verelim, imkân verirken şeffaflığı da verelim, hız verirken hesap verebilirliği de sağlayalım, kamu desteği verilirken bağımsızlığını da güvence altına alalım çünkü bizim amacımız Kızılay’ı zayıflatmak değil, tam tersine milletimizin Kızılay’ına olan güvenini daha da güçlendirmek olmalıdır. Kızılay’ın güçlü olması milletimizin gücüdür, Kızılay’ın itibarı milletimizin itibarıdır ve Kızılay’ın en zor günlerde hiçbir vatandaşımızın aklında soru işareti bırakmadan bütün kapasitesiyle afetzedelerin yanında olması hepimizin ortak sorumluluğudur.”
ÖZTUNÇ: FON SOYGUNUNU KESERSEK KIZILAY’A BAĞIŞ ÇOK GİDER
CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, teklifin ilk bölümü üzerine yaptığı konuşmada fon meselesini gündeme getirerek konunun araştırılması için bir komisyon kurulmasını istedi. Fonlarla ilgili iddiaların incelenmesi ve sorumluların yargılanması gerektiğini belirten Öztunç, bu fonlardan elde edilecek kaynakların ihtiyaç sahiplerine yardım amacıyla kullanılmasını önerdi.
Fon meselesinde bazı kişilerin sorumluluğunun gündeme geldiğini, ancak diğerlerinin durumunun da açıklığa kavuşturulması gerektiğini dile getiren Öztunç, şu ifadeleri kullandı:
“Malı hamuduyla götürmüşler. Milleti fonuna kadar cidden soymuşlar. Kuralım bir komisyon burada, kim hırsızlık yaptıysa, size de leke bu, siz niye böyle bir lekeye giresini. Alnının akıyla tertemiz çalışmış insanlar, emek vermiş insanlar neden böyle bir lekeye bulaşsınlar ki? Kuralım bir komisyon, araştıralım, bakalım, kim yapmışsa Allah onun belasını versin diyelim. Bir de bu dünyada yargılayalım, sadece Allah’a havale etmeyelim, bu dünyada da yargılayalım.
Fon soygununu kesersek Kızılay’a bağış çok gider. Sayın Başkanım, size de bir önerim var. Bu foncuların listesi varmış galiba, yayınlanıyor. Siz Kızılay Başkanı olarak bu foncuların listesini edinin. Tek tek bu fonculara çökün, bir miktar da siz alın, Kızılay alsın, bari vatandaşın işine yarasın. Zaten Hükümetin alacağı yok, alma şansları yok. Belki Kızılay olarak siz giderseniz, hani vicdanlara hitap ederseniz, işte garibana, Afrika’daki garibe, Türkiye’deki garibana, fakire fukaraya yardım yapacağız derseniz, belki bir miktar vicdana gelirler. Zannetmiyorum gerçi çünkü vicdan dünyadaki en rahat yastıktır eğer bir insanda varsa.”
ALTIN: KIZILAY’IN MEVCUT GİDİŞATINA ‘HAYIR’ DEMELİYİZ
DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın, öğrencilik yıllarında Suriye’deki savaş nedeniyle Türkiye’ye yoğun göç yaşandığı dönemde Kızılay’da staj yaptığını anlattı. Altın, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Galileo’nun da dediği gibi bizler ‘Hayır’ diyoruz çünkü ‘Hayır’ diyebilmek demokrasinin gereği olan cesaretin, ferasetin ve sorumluluğun en önemli göstergeleridir çünkü demokrasi ‘Hayır’ denilen yerlerde büyür ve gelişir. Öğrenciyken staj yapmak için, ki tam o esnada Suriye’de savaş vardı ve Türkiye’ye yoğun bir göç dalgası gelmişti, insani yardım çalışmaları bütün derneklerin en önemli gündemlerinden biriydi ve bu vesileyle Kızılay’da bir dönem ben de staj yaptım. Tabii, staj yaptığımız dönemde Kızılay yüz elli yıllık geçmişiyle ve insani yardım iddiasıyla çok önemli bir yer tutuyordu fakat ifade etmem gerekir ki o zaman da Kızılay’ın mevcut gidişatına ‘Hayır’ diyenlerdendik, tarih ve yaşananlar doğruladı ki bugün de Kızılay’ın mevcut gidişatına ‘Hayır’ demeliyiz.”
EROL: LİDERLERİN KONTROLÜNDE BİR PARLAMENTO OLMAZ
CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Genel Kurulda yaptığı konuşmada, siyaset kurumunun toplum nezdindeki itibarını ve yaptırım gücünü kaybettiğini söyledi. Milletvekillerinin kanun teklifleri konusunda özgür iradeleriyle karar veremediklerini belirten Erol, Siyasi Partiler Kanunu’nun değiştirilmesi gerektiğini vurguladı. Milletvekillerinin seçmenlerinden güç alarak gerektiğinde kendi genel başkanlarına karşı da tavır koyabilmeleri gerektiğini ifade eden Erol, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Siyasetin bir yaptırım gücü kalmamış. Buraya geliyoruz, iktidarız, muhalefetiz ama hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin milletvekiliyiz. Siyasetin itibarı gitmiş, yaptırım gücü yok, gerçekleri konuşmuyoruz, kendi seçmen kitlemize hitap ediyoruz, ülkenin meselelerinde, devlet meselelerinde ortak irade koyamıyoruz, herkes kendi bakış açısıyla bakıyor. Bu ülkenin öncelikleri var yani hepimizin öncelikleri var aslında. Önce Siyasi Partiler Kanunu değişmeli. Liderlerin sultasının olduğu, liderlerin kontrolünde bir Parlamento olmaz. Bir milletvekili kendine güvenecek, seçmeninden güç alacak, gerekirse genel başkanına bile, liderine bile meydan okuyabilecek. Var mı öyle bir yapı? Yok. Niye yok? Çünkü tercih eden o. Bir daha nasıl seçilirim, onun hesabını yapacağız, milletvekilliği buna dönmüş. Özel statülü devlet memurluğu, siyasi bir irade değil. CHP’den YENİ Parti ayrıldı, başka bir parti oldu, doğaldır. Aynı partide aynı şeyleri de düşünmeyebiliriz ama ülkenin menfaatleri için ortak hareket edebilmeli, başarmalıyız diyorum.”
ERTUĞRUL: KIZILAY’IN HOLDİNGLAŞMASINA AMASIZ FAKATSIZ ‘HAYIR’ DİYORUZ
Yeni Parti Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul, TBMM Genel Kurulunda Türk Kızılay Kanun Teklifi üzerine yaptığı konuşmada, Kızılay’ın afetlerde hızlı ve etkili biçimde görev yapmasının önemine dikkat çekti.
Teklifin Kızılay’ı kamu denetiminden uzaklaştıracağını savunan Ertuğrul, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz Kızılay’ın güçlü olmasını istiyoruz. Biz Kızılay’ın kan stoklarının dolup taşmasını, afet anında, hemen ilk dakikada çadırıyla, çorbasıyla, sahra hastanesiyle insanımızın yanında olmasını istiyoruz. Afet bölgesinde canını dişine takan Kızılay personeline tazminat ödenmesine sonuna kadar ‘Evet’ diyoruz ancak biz Kızılay’ın holdingleşmesine, kar hırsıyla çadır satmasına zemin hazırlayan şirket modellerine, kamu kaynaklarının denetimsizce aktarılmasına ve milletin menfaatinin ihalesiz ticaret kapısı yapılmasına amasız fakatsız ‘Hayır’ diyoruz. Bu teklif Kızılay’ın yaralarını sarmıyor, Kızılay’ı kamu denetiminden kaçıran bir zırh örüyor.”
ÇALIŞKAN: BUNDAN SONRA KIZILAY’IN YAPTIĞI İŞLER DENETİM DIŞINA GİDECEK
Teklifin ilk bölümüne ilişkin konuşmaların tamamlanmasının ardından maddelerin görüşülmesine geçildi. Maddeler üzerinde söz alan Yeni Yol Grubu Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, vatandaşların çözüm beklediği fon krizi yerine Kızılay Kanun Teklifi’nin görüşülmesini eleştirdi. Düzenlemenin Kızılay’ın özerkliğini güçlendirmek yerine kurumu denetim dışına çıkaracağını öne süren Çalışkan, “Kızılay’ın sermayesi vatandaşın güvenidir. Bu yasayla bu güven güçlendirilmiyor, aksine güven sarsılıyor” dedi.
Vatandaşların acil çözüm beklediği konular yerine Kızılay Kanun Teklifi’nin ele alınmasını eleştiren Çalışkan, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Milletimizin acilen çözüm beklediği fon krizini görüşmek yerine etliye sütlüye karışmayan, ne kokar ne bulaşır bir yasa, Kızılay yasası görüşüyoruz” diyen Çalışkan, konuşmasında şu değerlendirmede bulundu:
“Küresel Kızılhaç, Kızılay örgütü Türkiye’den de Kızılay ile ilgili kanun istedi. Ama AK Parti iktidarı bu talebi yanlış anladı. ‘Kızılay’ı ihale kanunu kapsamından çıkarın, her şeyi fütursuzca dağıtan bir yer haline getirin’ dedi. Bu yasa aslında direkt soyguna teşvik yasası, o kadar belirsizliklerle dolu ki… Başkan nasıl seçilecek? Katakullilerle, zoraki baskılarla başkan değişiyor ama AK Parti gittikten sonra nereye, nasıl bir şey gelecek, hiçbir şey ne yazık ki belli değil. KVK’larla ilgili, tahsilatla ilgili ayrı sorunları var, bunlara girmeyeceğim ama şunu söylemek isterim ki: Kızılay’ın sermayesi vatandaşın güvenidir. Bu yasayla bu güven güçlendirilmiyor, aksine güven sarsılıyor. Bundan sonra Kızılay kapsam dışı, kanun dışı, bundan sonra Kızılay’ın yaptığı işler denetim dışına gidecek. Denetimsizliğin fon krizinde, SPK’de, başka alanlarda ne hale geldiğini acıyla gördük.
Baştan sona gördüğünüz kanunun amacı, kapsamı, amblemi, muafiyeti dönüp dolaşıyor, her şey muafiyete geliyor. Öyle yasa konmuş ki Kızılay var, başka herkes ölsün, Kızılay alacağını tahsil etmek üzere hastanenin gelirlerine ipotek koyacak. Peki, hastanenin gelirini artırmadınız, bütçesi olmayan hastane hizmet veremezse, yoğun bakımdaki hastaların hayatı tehlikeye girerse bununla ilgili bir çözüm yok çünkü her zaman bir iş yaparken başka bir tarafı nasıl yıkarız, bunu görüyoruz işte.”
Teklifin 3’üncü maddesinin kabul edilmesinin ardından Başkanvekili Yusuf Beyazıt birleşime ara verdi. Aranın ardından komisyonun Genel Kurul salonunda bulunmadığını gören Beyazıt, birleşimi 20 Ekim Salı günü saat 15.00’te yeniden toplanmak üzere kapattı.